Renk, bir evde en ucuz ama en etkili değişkendir. Bir kutu boya, yeni bir koltuktan çok daha az tutar; buna karşılık odanın havasını çok daha fazla değiştirir. Yine de çoğu kişi boya rafının önünde donup kalır: yüzlerce ton, birbirine benzeyen isimler, "acaba koyu gelir mi?" sorusu... Aşağıda, konuya yeni başlayan birinin kafasındaki soruları sırayla ele alıyoruz.
Bu sorunun cevabı "hangi renk güzel?" değil, "bu oda ne yapıyor?" ile başlar. Duvar rengi nasıl seçilir sorusunu doğru cevaplamak için önce odanın ışığını, boyutunu ve içindeki eşyaların rengini bilmek gerekir.
Aynı boya, kuzeye bakan odada başka, güneye bakan odada başka görünür. Kuzey ışığı soğuktur; oradaki gri, mavimsi ve serin çıkar. Güney ışığı sarımsıdır; aynı gri sıcak ve krem gibi görünebilir.
Peki ne yapmalı? Basit bir yol var: seçtiğiniz iki üç tonu küçük kutularda alın, duvara 40x40 cm kadar boyayın ve sabah, öğlen ve akşam lamba ışığında bakın. Ekranda ya da kataloglarda gördüğünüz renk neredeyse hiçbir zaman duvardaki renk değildir. Akşam görünümü özellikle önemli, çünkü evde en çok akşam vakit geçiriyoruz; burada ampullerin ışık sıcaklığı da devreye giriyor. Sarı ışık altında serin gri tonlar kirli görünebilir.
Yaygın kural budur ama tam doğru değil. Açık renk, ışığı yansıttığı için mekânı ferah gösterir; küçük evlerde işe yarar. Ancak küçük bir odayı koyu boyamak da işe yarayabilir: duvarın nerede bittiği belirsizleşir, oda "kutu" gibi durmaktan çıkar. Bu daha çok yatak odası, çalışma köşesi ya da koridor gibi geçici kalınan yerlerde iyi sonuç verir.
Seçenekleri bir arada görmek isteyenler holiganbet giriş adresinden inceleyebilir.
Güvenli tercih: ana yaşam alanlarında açık, nötr bir taban; küçük ve amacı belli alanlarda daha cesur bir ton.
Bir evde toplam üç ana renk yeter: bir nötr taban (duvar), bir ara ton (büyük mobilya) ve bir vurgu (tekstil, aksesuar). Odadan odaya taban rengi aynı kalıp vurgu değişirse ev hem çeşitli hem tutarlı olur. Koridordan bakıldığında birbirine hiç benzemeyen odalar görmek, evi olduğundan küçük hissettirir.
Renk seçimi tek başına duvarla bitmez. Asıl uyum, üç katmanın birbirine bakış biçiminde kurulur.
Evet, çünkü karar sayısını azaltıyor. Mantığı şu:
Kendi denemelerimizin dışında holiganbet tarafındaki bilgiler de yol gösterici.
| Oran | Nerede | Örnek |
|---|---|---|
| %60 | Duvar, büyük halı, geniş yüzeyler | Kırık beyaz |
| %30 | Koltuk, dolap, perde | Açık gri-bej |
| %10 | Kırlent, tablo, vazo, battaniye | Hardal sarısı |
Hata yapılan yer genelde %10'un şişmesidir: beş farklı canlı renkte kırlent, üç farklı desende halı. Vurgu rengi az olduğu için vurgudur.
Her nötr rengin gizli bir alt tonu vardır. Bej sarımsı ya da pembemsi olabilir; gri mavimsi ya da yeşilimsi. Uyumsuzluk hissi çoğu zaman renkten değil, alt tonların çakışmasından gelir. Pembemsi bej bir duvarın önünde yeşilimsi gri bir koltuk, ikisi de "nötr" olmasına rağmen huzursuz durur.
Pratik test: kartelayı ya da kumaş parçasını düz beyaz bir kâğıdın üzerine koyun. Beyaza göre sarıya mı, pembeye mi, maviye mi kaçıyor kolayca görürsünüz. Bir evde ya sıcak alt tonlarda ya soğuk alt tonlarda kalmak en kolay yol.
Buradaki sıralama çok önemli: değiştirmesi en zor olan şey rengi belirler. Yani önce parkenin, mutfak dolabının, koltuğun rengine bakılır; boya en son seçilir. Boya değiştirmek bir hafta sonu işi, koltuk değiştirmek bütçe işi.
Dahil. Parlak bir yüzeydeki mavi ile mat kadifedeki mavi aynı renk olsa bile farklı okunur. Aynı odada çok sayıda desen kullanacaksanız desenlerin ölçeğini değiştirin: bir büyük desen, bir orta, bir küçük ya da düz. Renk paleti aynı kaldığı sürece bu karışım dağınık görünmez.
Renkte doğru cevap tek değil ama yöntem basit: önce sabitleri tespit et, sonra alt tonu belirle, en son duvarı boya. Denemeden karar vermeyin; küçük bir boya lekesi, birkaç günlük gözlem ve doğal ışık altında bakmak, en pahalı kataloğdan daha çok şey anlatır. Renk kararını verdik
Kaynaklar ve bağlantılar