Yeni bir eve taşındığınızda ya da mevcut odayı yeniden düzenlemek istediğinizde ilk takıldığınız yer genelde aynıdır: koltuk nereye gelsin, dolap hangi duvara yakışır, yatağın başı pencereye mi baksın? Bu soruların cevabı zevkten önce ölçüde saklı. Çünkü mobilya yerleşimi nasıl olmalı sorusunun tek doğru cevabı yok; ama odanızın ölçüleri, kapı-pencere yerleri ve içinde nasıl yürüdüğünüz belliyse yanlış seçenekler kendiliğinden eleniyor.
Aşağıda önce kağıt üzerinde bir oda planı çıkarmayı, sonra da mobilyaları bu plana yerleştirirken geçiş yollarını nasıl koruyacağınızı anlatıyorum. Metre ve kalemden başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
Planı çıkarmadan mobilya taşımak, en yorucu yöntem. Bir koltuğu üç kez yerinden oynattıktan sonra “aslında buraya sığmıyormuş” demek yerine, on beş dakikayı ölçü almaya harcamak çok daha rahat.
Sadece odanın eni ve boyu yetmez. Şu listeyi tek tek not edin:
Bu ölçüleri odaya kuşbakışı bakıyormuş gibi kaba bir kroki üzerine yazın. Kroki ne kadar çirkin olursa olsun sorun değil; önemli olan sayıların doğru olması.
Kareli kağıt fazlasıyla yeterli. Basit bir kural belirleyin: bir kare = 25 cm. 4 metre eni olan bir duvar 16 kare eder. Sonra mobilyalarınızı ayrı bir kağıda aynı ölçekle çizip makasla kesin. Artık elinizde oynatabileceğiniz parçalar var; koltuğu kağıt üzerinde beş dakikada on farklı yere koyabilirsiniz.
Mobilya almayı planlıyorsanız, mağazadaki ürünün derinliğini ve genişliğini de aynı ölçekle kesip plana koyun. “Sığar herhalde” tahmini, en pahalı hatalardan biri.
Her odanın bir odak noktası vardır ve yerleşim ona göre kurulur. Salonda bu genelde televizyon ya da pencere manzarası, yatak odasında yatağın kendisi, mutfakta tezgah hattıdır. Önce odak noktasını seçin, sonra en büyük mobilyayı ona göre yerleştirin. Küçük parçalar (sehpa, puf, yan masa) her zaman en sona kalır; onlar boşlukları tamamlar.
Büyükten küçüğe ilerleyin. Küçük parçadan başlarsanız, büyük mobilya için yer kalmadığını en sonda fark edersiniz.
Bir oda, mobilyaları güzel olduğu için değil, içinde rahat hareket edilebildiği için iyi görünür. Aralarda sıkışıp kalıyorsanız gözünüz de rahatsız oluyor.
Pratikte işe yarayan yaklaşık aralıklar şöyle:
| Alan | Bırakılacak boşluk |
|---|---|
| Ana geçiş yolu (kapıdan odaya giriş hattı) | 80–90 cm |
| İkincil geçiş (mobilya arası dar hat) | 60–70 cm |
| Koltuk ile orta sehpa arası | 35–45 cm |
| Yemek masası ile duvar/mobilya arası | 90 cm (sandalye geri çekilmeli) |
| Yatak ile dolap kapağı arası | 70 cm ve üzeri |
| Gardırop / çekmece önü açılma payı | Kapak boyu + 20 cm |
Bu sayıları plan üzerinde işaretlemenin kolay bir yolu var: mobilyaların önüne kurşun kalemle taralı bir şerit çizin. Taralı şeritler üst üste biniyorsa o yerleşim yürümez.
Yeni başlayanların en yaygın alışkanlığı bu, ama odayı hem soğuk hem dağınık gösteriyor. Ortada kocaman boş bir alan, kenarlarda sıralanmış mobilyalar… Oturma grubunu birbirine bakacak şekilde toplayıp arkasına 5–10 cm nefes payı bırakmak, aynı odayı daha derli toplu gösterir. Küçük evlerde bile bu geçerli; hatta orada mobilyayı azaltıp toplamak, geniş gösterme yöntemlerinin başında geliyor.
Bir de trafik akışına dikkat edin: kapıdan girip pencereye ya da diğer odaya giden hattı mobilyayla kesmeyin. Yol, mobilyaların arasından değil, oturma grubunun arkasından geçmeli.
Şu üç kontrolü sırayla yapın:
Yerleşim tamamlandıktan sonra sıra aydınlatmaya gelir. Priz ve armatür yerlerini plana baştan yazmanızı boşuna söylemedim: lambader koyacağınız köşede priz yoksa, o köşe gece karanlık kalır.
Kaynaklar ve bağlantılar