Bir raf monte etmek ya da eski bir dolabı boyamak sanıldığı kadar zor değil. Duvar rafı ile ilgili kendin yap yöntemleri, hem bütçeyi rahatlatıyor hem de eve kişisel bir iz bırakıyor. Temel alet listesinden başlayıp adım adım ilerliyoruz.
Yapiskanli askilar, serbest duran raflar ve hali uzerine serilen kilimler evin kimligini kalici hasar vermeden degistirir. Duvar rafı ile ilgili yatirimi tasinabilir parcalara yonlendirmek uzun vadede daha karlidir.
Çoğu senaryoda, kirali evde delik acmak ya da duvari kalici sekilde degistirmek her zaman mumkun olmaz. Duvar rafı konusunda tasinirken sokulebilen, iz birakmayan urunler tercih edilmelidir.
Duvar rafı secerken ilk bakilacak sey mekanin metrekaresi, tavan yuksekligi ve dogal isik miktaridir. Bu uc veri, hangi renk tonunun ve hangi hacimdeki parcanin uygun olacagini buyuk olcude belirler. Estetik begeni ancak bu teknik cerceve icinde anlam kazanir.
Duvar rafı ile ilgili tercih yaparken gunluk kullanim aliskanliklarinizi listelemek isabetli olur. Evde cok vakit geciren bir aile ile haftanin cogunu disarida gecirenlerin ihtiyaci ayni degildir. Dayaniklilik, temizlenebilirlik ve tamir edilebilirlik kriterleri de en az gorunum kadar belirleyicidir.
İlk bakışta, duvar rafı konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Duvar rafı konusunda maliyeti asagi cekmenin en etkili yolu, her seyi ayni anda yapmak yerine oncelik sirasi belirlemektir. Mekanin kullanimini dogrudan etkileyen isler once, gorsel dokunuslar sonra planlanir. Bu yaklasim hem nakit akisini rahatlatir hem de hatali harcamayi azaltir.
Duvar rafı ile ilgili butce hazirlarken toplam tutari uc bolume ayirmak isleri kolaylastirir: sabit isler, mobilya ve tamamlayici detaylar. Genel egilim butcenin yarisini sabit ve uzun omurlu kalemlere ayirmak yonundedir. Ayrica beklenmedik giderler icin yuzde on ila on bes arasinda pay birakmak gerekir.
Öte yandan, Balıkesir genelinde iklim, konut tipi ve yerel malzeme gelenegi duvar rafı konusunda belirgin farklar yaratir. Nemli bolgelerde nefes alan yuzeyler one cikarken, kuru ve sicak iklimlerde serinletici renk ve dokular tercih edilir. Yerel ustalarin uzmanlasti alanlar da secenekleri dogrudan etkiler.
Çoğu senaryoda, duvar rafı ile ilgili Hatay icindeki uygulamalarda konut mimarisinin etkisi buyuktur. Yuksek tavanli eski yapilar ile yeni toplu konutlarin ihtiyaclari birbirinden ayrisir. Bolgedeki tedarik ve nakliye kosullari da malzeme secimini sekillendiren pratik bir etkendir.
Mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Oturma grubunda sehpa ile koltuk arasında yaklaşık 40 santimetre, geçiş yollarında ise en az 70 santimetre boşluk bırakmak konforlu bir kullanım sağlar. Halının en az ön ayakların altına girecek genişlikte olması, oturma alanını görsel olarak birleştirir. Tabloların merkezi göz hizası kabul edilen 145 santimetreye denk gelecek şekilde asılması dengeli bir görünüm verir.
Genellikle, İzmir çevresinde iklim ve konut tipi doğrudan tercihleri etkiliyor; nemli bölgelerde nefes alan doğal kumaşlar ve su geçirmez yüzeyler, karasal bölgelerde ise kalın perde ve halı kullanımı yaygın. Yerel üreticilerin ürettiği el işi ürünler hem nakliye maliyetini düşürüyor hem de mekâna karakter katıyor. Sipariş öncesi yerel atölyeleri gezmek, katalogda görünmeyen seçenekleri keşfetmenizi sağlar.
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Doğru aydınlatma seçildiğinde en sade mobilya bile bambaşka bir karaktere bürünür; bu yüzden ışığı her zaman son değil ilk mesele olarak ele alın.