Nisan, evinizi değiştirmek için beklediğiniz o "doğru zaman" olabilir. Havalar ısınmaya başlar, pencereler daha uzun süre açık kalır, güneş odaların içine kışın giremediği açılardan girer. Tam da bu yüzden nisan ayında ev dekorasyonu hem temizlikle hem renkle iç içe yürüyen bir iş haline gelir. Aşağıda, yeni başlayan birinin kafasında en sık dönen soruları tek tek ele alıyoruz.
Peki nereden başlamalı? Boya mı, temizlik mi, alışveriş mi? Cevap sıralamada: önce boşaltma ve temizlik, sonra renk ve ışık, en sonda alışveriş. Bu sırayı bozduğunuzda genellikle gereksiz şeyler satın alır, sonra da onları nereye koyacağınızı düşünürsünüz.
Temizlik neden dekorasyon konusu sayılıyor? Çünkü kirli bir cam, sararmış bir tül veya tozlu bir abajur, seçtiğiniz rengin de ışığın da hakkını yemez. Aynı odayı iki kat aydınlık göstermenin en ucuz yolu, hiçbir şey satın almadan yapılan bu adımdır.
Yukarıdan aşağıya ve içeriden dışarıya doğru gitmek en pratiği. Şu sıra çoğu evde işe yarar:
Her şeyi değiştirmek mi gerekiyor? Hayır. Sadece "kışlık" hissi veren üç grup yeterli: koyu ve tüylü tekstiller, kalın halılar, ağır çerçeveli ya da fazla katmanlı perdeler. Bunları yıkayıp kaldırdığınızda ev kendiliğinden ferahlar. Tekstil değişimi konusunda perde, halı ve kırlent seçimini anlatan sayfadaki ölçü ve kumaş notları bu aşamada işinizi kolaylaştırır.
Seçenekleri bir arada görmek isteyenler bets10 giriş adresinden inceleyebilir.
Basit bir soru sorun: "Bu eşyayı son üç ayda kullandım mı ya da ona bakınca keyif alıyor muyum?" İkisine de "hayır" diyorsanız kutuya. Kutuyu hemen atmayın, bir ay bekletin; aramadığınız şeyi rahatça verebilirsiniz. Özellikle mutfak tezgahı ve banyo rafları bu yöntemden en çok fayda gören yerler.
İlkbahar rengi denince ne anlamalıyım? Cırtlak renkler değil; ışığı yansıtan, gözü yormayan açık tonlar. Kırık beyaz, açık bej, taş grisi, soluk adaçayı yeşili, açık gök mavisi ve toz pembe bu grubun klasikleri. Bunları büyük yüzeylerde (duvar, kanepe, halı), canlı tonları ise küçük yüzeylerde (kırlent, vazo, tepsi, tablo) kullanmak en güvenli yol.
Yeni başlayan biri için en anlaşılır formül şu paylaşım:
| Oran | Nereye | Örnek |
|---|---|---|
| Yaklaşık %60 | Duvar, büyük mobilya, zemin | Kırık beyaz, açık bej |
| Yaklaşık %30 | Perde, halı, koltuk, örtü | Açık yeşil, gri-mavi |
| Yaklaşık %10 | Kırlent, vazo, tablo, mum | Sarı, mercan, hardal |
Duvarı boyamak zorunda mıyım? Değil. Tek duvarı ya da sadece bir nişi boyamak da işe yarar. Renk kombinasyonlarını anlatan sayfadaki eşleştirme mantığı, hangi tonun hangisiyle yan yana durabileceğine karar vermenizi hızlandırır.
Kendi denemelerimizin dışında bets10 tarafındaki bilgiler de yol gösterici.
Nisanda gün ışığı bedava ve boldur; sorun genelde ışığın önündeki engellerdir. Şunlara bakın:
Küçük evleri geniş gösterme yöntemlerinde de karşınıza çıkacak bu ayrıntılar, metrekare değişmese bile odanın algısını belirgin şekilde değiştirir.
Ampulü de değiştirmek gerekir mi? Kışın tercih edilen sıcak sarı ışık hâlâ dinlendiricidir, ama nisandan sonra odanın gündüz kullanılan bölümlerinde 3000-4000 K aralığı daha temiz bir görünüm verir. Yatak odası ve oturma köşesinde sarıda kalıp, çalışma masası ve mutfak tezgahında daha nötr ışığa geçmek dengeli bir çözüm. Aydınlatma konusunu ayrıntılı anlatan sayfada ışık sıcaklığı ve armatür seçimi üzerine daha fazla ayrıntı bulacaksınız.
Şart değil ama nisanda en kolay kazanç bu. Bakımı kolay bir sardunya, kekik saksısı ya da sarmaşık, hem renk hem canlılık katar. Bir kural: her odaya bir bitki yerine, ışığı en iyi alan yerde iki üç bitkiyi gruplamak daha derli toplu durur.
Tek hafta sonunda tüm evi yenilemeye çalışmak yorgunluk ve pişmanlıkla bitiyor. Bunun yerine dört haftaya bölün: birinci hafta boşaltma ve ayıklama, ikinci hafta
Kaynaklar ve bağlantılar
Diğer yazılar